9/14/2014

TEK RENK TAG


TEK RENK TAG                 

Merhaba!

Ben geldim, bir tag ile geldim. Sanırım bu bloglar arasında katılacağım ilk tag olacak. Yani, bilmiyordum böyle bloglar arası şeyleri. Yavaşça öğrenmeye başladım, Yiğit ile Eren abinin katkısı büyük tabi…

 Neyse, bahsettiğim tag; Tek Renk Tag.

Bu tag’de, bir renk seçiyoruz ve bu renkteki kitaplarımızı, sorulara göre ayırıyoruz. Kitapella’nın başlatmış olduğu bu tag’de sekiz soru var. Soru cevap şeklinde de aşağıda yer alacaklar. Ben hazırım, siz de hazırsanız, başlıyorum. –Normalde video çekip atmam gerekiyordu ama ben tam altı video denemesinden sonra yeter, diyerek, çekmekten vazgeçtim. O yüzden de yazıyorum. Daha kolay mı? Tartışılır.-

 Ben beyazı seçtim.

►Sorularımız:

 

☻Bu renkte aldığım son kitap?

 Bu renkte aldığım son kitap, Kalp Yalnızca İçeriden Açılan Bir Kapıdır. Jan-Philipp Sendker’in ülkemizde basılan ikinci kitabıdır. İlk kitabını birazdan sorulardan birine cevap olarak da tanıtacağım zaten.

Bu kitabı en son almam gibi, henüz okumadım da. Okunmayı bekleyenler listesinde öyle duruyor. Çünkü hala HKKŞS’in etkisinden çıkamadım. Buna da değineceğim birazdan.

☻Kapağında yüz resmi bulunan bir kitap?

 Ihm, sanırım bunun cevabı Sami Sülük’ün 1990 basımlı İki Yüzlü Gerçek adlı kitabı. Cem Yayınevinden çıkmış ve doksan basımlı olduğu için bulunması zor bir kitap olabilir arkadaşlar. Ben de annemin kitaplarından okuduğum için kolaydı.

 Kitap, Almanya’ya iş için giden bir adamı anlatmasının yanında öyle güzel bir dille yazılmış ki kopamıyorsunuz… Ana karakterimizin tanıdıkları ve arkadaşlarının halleri olaya heyecan ve eğlence katıyor. Bence bu kitap okunmaya değer bir kitap. Mutlaka bulup okuyun derim.

☻Ana karakterini çok beğendiğim bir kitap?

 Sanırım bunun cevabı, henüz okumama rağmen David Nicholls’ün ülkemizde basılan üçüncü kitabı, Medcezir olacak. Daha çok tanıtım bültenindeki yazının çekiciliğine aldığım bir kitaptı. Ve ben o tarz şeyleri severim. Tanıtım için bir dış bağlantı bırakabilirim. Ama kitap hakkında kendi yorumumu uzun zaman sonra, belki. Söz vermek istemem.

 

 

☻Filmi çıkmış ya da çıkacak olan bir kitap?

 Kütüphanemde ya da kitaplığımda, ne demek isterseniz, hiç filmi çıkmış ya da çıkacak olan beyaz kapağa sahip bir kitap yok. Ama dizisi olan bir kitap var. Dizinin gerçek kahramanının kaleminden dökülmüş bir kitap var. Okuyanus Yayınlarından çıkmış olan Paul Ekman’ın Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?!, adlı kitabı. Lie To Me adlı dizinin gerçek kahramanıdır kendisi. Lie To Me, hatırladığım kadarıyla FOX’da –Yabancı ülkelerde- yayınlanan bir diziydi. İnsanların nasıl yalan söylediklerini, yalan söylediklerindeki yüz mimik ve hareketlerini inceleyen bir kitap ki okuyun abi okuyun! Diziyi de izleyin çünkü cidden çok şey katıyor.

☻Bu renkteki favori kitap kapağınız?

 Tartışmasız, Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler. Şu kapaktan daha iyi bir beyaz renkte kapak bulamazsınız. Cidden, kaliteye bakın! Bu kitap hakkında daha önce yorum girmiştim ama onu düzenleyeceğim. Çünkü kitabın ne olduğunu anlayamadığım bir zamanda, saçma düşüncelerle yazmışım, ikinci kez okuyunca, inanın kalitesi daha da gün yüzün oluyor kitabın.

 Kitapçıda, gelen gidene tavsiye ettiğim bir kitaptır. Ve hep de edeceğim…

☻Beklentilerimi karşılamayan bir kitap?

İnanmayacaksınız  belki ama son zamanların en çok okunanlar listesinden düşmeyen yazarının ülkemizde henüz basılmış son kitabı; İlk Aşk. Bu kitaba bu ismi yakıştırmıyorum çünkü cidden çok kötü. An Abundance Of Katherines’i İlk Aşk olarak aksettirmek bana garip geldi.

 JG, genç edebiyatında ve gençler arasındaki iletişimde şüphesiz en iyilerden oldu. Karakterleri bizden seçmesi, diyalogların güzelliği ve kahkaha atmamıza sebep olan şeyler. Ama o kurguya, o son yakışmış mı hiç? Olmamış. Bu kitap hakkında eğer yorum girersem eğer yerme çoğunluklu olacak, girmiyorum ondan dolayı.

 Dediğim gibi, beklentilerimi hiçbir şekilde karşılamadı…

 ☻Bir seriye ait olmayan kitap?

 Bunun içinse, Türkiye ve dünyada fantastik edebiyatla gündemde olan ama nedense değişiklik yapıp romantik kurgusunu Türkiye’ye telif haklarını vermek gibi bir şey yapan –bu cümleyi ben de çözemedim.- Jennifer L. Armentrout. Gel sen Melez Sözleşmeleri’ni, Lux serisini yaz, sonra bu bizi doruğa taşısın, sonra Dex Kış Güneşi’ni yayımlasın, düşelim… Olmadı… Henüz kitabı tamamıyla okumuş değilim. Okumak için de hevesli değilim. Çok boş vaktim olursa belki…

 Jen’den beklediğim kitaplar Cursed ve Dont Look Back iken, Dex’in bunları hala çevirmemiş olması beni üzüyor ⌧.

Son soru ise;

 ☻Konusunu orijinal bulduğunuz bir kitap?

 Mutlu Olmak İsteyen Adam. Net. Bitti. Bunun hakkında uzun uzun yazamam. Çünkü yorum gireceğim bir ara. Ama inanın bana bu kadar mı güzel, bu kadar mı orijinal olur? Gounelle zaten efsane biri. Tanrı Daima Tedbil-i Kıyafet Gezer, okumayanınız varsa, on altı-on yedi yaşlarında mutlaka okuyun…

 




Tag soruları bu kadardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Yakın zamanda bir kaç tag daha yapabilirim.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder